Çarşamba

orhan bencegay

Diyelim ki en yakın arkadaşının gay olduğundan kuşkulanıyorsun, sana bir garip baktığını hissediyorsun üzülme, dertlenme nasıl anlarım diye, şu siteye göre aşağıdaki belirtileri taşıyorsa;(siteden aynen aldım burasını tekrardan yazmaya üşendim)
Sesi İnce ise ve Sizi Gördüğünde Dahada İnceliyorsa, Yürürken kıvırtıyorsa, Ayakda dururken örneğin kalça dışarda duruyorsa......................gaydır.....
Ahaha e hadi diyelim adam sarhoş. Aynen bunları yapacak abi ne yapacak başka? Hemen de gay dediniz götüne gözünüzü diktiniz dağ gibi adamın. Terbiyesizsiniz olum siz. Olsun, gördüğünüz gibi sadece gaylığın değil içkinin de pis birşey olduğunu anlamamız açısından site bize çok yardımcı oluyor.
Pekii tamam heyecanlanmayın bu mucize tedavi yönteminin nasıl olduğunu öğrenmek için, Bakalım siteye, aynen şöyle;
Önce abdest alıp birtakım dualar okunuyor. Ondan sonra da bir bardak suya nefes üflendikten sonra o su içiliyor. Bu işlemleri 7 gün boyunca yaptıktan sonra gaylık bitiyor. Bukadar. Boşuna gay gay gezdiniz senelerce olm.. Bakın ben bile şu kadın halimle okudum o duaları erkeklerden bi soğuma gelir gibi oluyordu mazallah bıraktım hemen. Allahkorusun. Bu yaştan sonra erkeklerden tiksinip lezbiyen olacaktım nerdeyse üstelik onun tedavisi bile yok, rezillik (Site lezbiyenleri ilgi alanına almayarak tarafsızlığına gölge düşürüyor bence. Yani bir sabah kalkıp da "artık lezbiyen olmamalıyım, hayır hayır yanlış bu" diyecek hedef kitleyi kaybetmişler)
Bir de sitenin çeşitli yerlerinde "insan istese sigarayı, içkiyi bile bırakıyor." diyerek gayet garip bir şekilde bu yöntem haklı çıkarılmaya çalışılmış. Evet karınca bile ağırlığının kaç katını taşıyor, sahip çıkıyor siz bi götünüze sahip çıkamıyorsunuz püü..

Haa bir de bu servisten 16 kontör karşılığı yararlananların (Şaka valla, servisimiz ücretsiz. Yol+yemek'e evinize kadar gelip el atıyoruz -sorunlarınıza-) sorunlarını,yorumlarını vb yazdığı bir bölüm var hemen oradan da bir feyzlik yararlanalım sonra dükkanı kapatıp çıkıyorum;
Gönderen: isyankarr
Tarih: 27 Ocak 2010, 22:47
Yorumu: ADMİN BEN 16 YŞINDA BİSEKSÜELİM.DUALRI OKUYORUM BUGÜN 6. GÜNÜM.GERÇEKTEN İŞE YARIYOR.İÇİMDEN ERKEKLERE OLAN İLGİYİ RESMEN ATTIM DİYEBİLİRİM.ARTIK HİÇ İLGİ DUYMUYRUM.AMA BİRAZ FEMİNENLİK VAR.ODA GEÇER Mİ DUALARI HEP OKUSAM??
- Evladım sende dualar işe yaramış ama haliyle dişlilerde yalama olmuş makas tutmuyor artık o kıvırtmalar filan ondandır. İçini temiz tut, bol su iç ve asla ve kataa Jason Statham'ın resimlerine filan bakma.. Kaka onlar, pis, ee..
..................
Gönderen: burak
Tarih: 02 Şubat 2010, 04:45
Yorumu: bır test yapıldgında anlasılırmıı pekii baska yapacak yontemlerınızzz warmıı yanıı dua okudukdann sonraa tamamen kurtuldukk peki bır ıs ıcın test yaptılarr yaa anlasılırsaaa ?
- Bu sorunuza yanıt vermem için öncelikle bir durum değerlendirmesi yapmamız gerekiyor. Sessiz bir ortama geçin ve daha önceden temin ettiğiniz orta boy bir patlıcanı makatınıza yönlendirin (sokun demiyorum dikkat ederseniz), evet girdi mi? Evladım cevap versene doğru düzgün, bak nimetle şaka olmaz. Öyle lök diye yuvasını bulduysa durum vahim. Test yapılmasını filan geçtim çocuk havuzuna filan girdiğinde su miktarını azalır (havuz problemi?) maazallah. Dikkatli ol. Ayrıca nebiçim bir iş için eleman alırken insanın orasına bakıp test ederler evladım? Ortamını değiştir bir piçlik sezdim ben. Anlıyor musun? Benimle konuşurken o patlıcanı da kıçından çıkart bikere!! Terbiyesiz..!
..................
Evet "bugün allah için ne yaptım?" sorusuna verecek yanıtım da olduğuna göre (iki gayı imana getirmek sayılır mı hocam?) çıkabilirim. Ben yokken bozmayın kendinizi. Delikanlı olun, canımı yiyin. Eyvallah...

Gaylığa Son Diyorsan Tıkıldat!
gayoloji.com
Son birkez daha yapayım öyle bırakırım diyorsan fıkırdat;
munafikboys.com

Pazartesi

ülke

- Kokun değişmemiş dedi. Sadece o aynı kalmış...
O çok tanıdık, o şimdi gibi yanında dün gibi gerisinde duran sesi duyduğunda zaman çoktan durmuştu. Dönmesine gerek yoktu, döndü.. Konuşmasına gerek yoktu, konuşmadı..
- "Sen, sen,sen ..O kadar zavallıyım ki heryerde, herşeyde seni aradım. Sen kendine bir hayat kurarken, büyürken, adım adım olurken ben durup seyrettim. Yanına gelmeye karar verdiğim her an seni başka biri olarak buluyordum. Zamanı seyrettim, zamanın seni değiştirmesini seyrettim. Saçlarını, gözlerini, yolunu, yordamını.. Sen köşeden gelirken endamını seyrettim. Hayata karşı duruşunu seyrettim öylece. Bana ihtiyacın yoktu. Bakışlarında aynı haylaz kız var mıdır diyordum. Hayır, şimdi görüyorum ki onlar da değişmiş. Başka birisi var tanımadığım orda. Benden hiçbirşey bırakmayarak almışsın intikamını, eyvallah.. Kaybetmişim.
- Sadece kokun aynı kalmış o taş evden bugüne, ceza gibi".. dedi.
gitti...
Kadın konuşsa salkım saçak acı çıkacaktı ağzından, gençkızlığı çıkacaktı, jilet izleri basacaktı kollarını, saçları acıyacaktı, çığlıklarını duymasınlar diye kulaklarını kapatacaktı herkesin, ayılmak için yağmurun altına oturacak, konuşsa sabah ezanını duymadan uykuya dalacaktı..
sustu...
...
konuşsa mülteci olacaktı..

Cumartesi

alem buysa kral sensin



Mahsun Kırmızıgül'ün henüz dönüşüm sancıları çektiği yıllardan bir kesit.

Kah Ardahan'lı ilkokul öğretmeni tipi olsun kah "bu eller nerden çıktı mınakoyım?" bakışları olsun gerçekten dev bir eser. Arşivlik.
Mahsun'u o gençlerin arasında dansederken görünce bu kadar hüzünleneceğim aklıma gelmezdi yeminle, bir de bıyığı filan var hay allahım. Adeta doğum sancıları çekiyor adamcağız hadi onu görmüyorsun, keskin limon kolonyasıda mı gelmiyor burnuna izlerken?

Tamam herşeyi anladım, Aysun Kayacı'nın henüz tornadan geçmemiş haline bile birşey demeyeceğim ama İstanbul sosyetesi olarak 8 metrekare salonda teyp çalıp dansetmek nasıl bi eğlence anlayışıdır onu bi açıklayın bana yeter. O kadar para-pul var aq manyak mısınız siz? Fıkra gibi almışınız aranıza bi keko kovboy,bir kıro, bir kokocu dalga mı geçiyorsunuz aklınızca? Haa Anadolu çocuu almış ama aklınızı, nasıl da sik gibi çoşuyorsunuz? Harbiden alem buysa kral senmişin Mahsun abim,bilemedik. Saygılar.

Ben Aysun Kayacı'nın tipine birşey demeyeceğim demiştim değil mi, hahah çok beklersin. Allah aşkına ilk defa kendimden daha çirkin bişey gördüm iki dakka çekiştireyim de içim soğusun. Sadece kendim için de sevinmedim ayrıca tıp çok ilerlemiş ona da sevindim. (O Aysel Gürel sandığınız kişi Aysun Kayacı olabilir mi ya da ikisi birden aslında Gargamel mi bilemedim şimdi. Burun yanıltıyor beni, pis burun) Sonuçta bugün süpürgeden Aysun Kayacı yapmak koyun kopyalamaya benzemez, zordur. Besinsiz kalmış çarpık bacakları filan geç o dansı nasıl düzelcen olm bikere, hiç düşünmüyorsun.
Bu arada arkadaki kırmızılı hoş hatun da birzamanların ünlü skodalarından Cansel Özengin olabilir. Videoda herkes başka birşeye benzediği için çıkaramıyorum tam ama sanırım o. Sonradan futbolcu eskilerinden biriyle başgöz olduydu da adam çekip çıkarmıştı onu bu alemden. Hakketen de bataklıktan betermiş bu ortamlar. Hele de o 90'larda herkesin boynuna doladığı siyah pis ipin ucunda sallanan ay-yıldızı görür gibi oldum da bir an vallahi yüreğim dayanmadı fazlasını izlemeye.

Sabaha kadar saysak bitmez, gerçekten de yorumlamakla tükenmeyecek bir videoyla karşı karşıyayız. İçerdiği sınıfsal mesajlar olsun, arabesk okunan pop şarkısında harmandalı oynayan kot gömlekli abi olsun, arka büfede serili dantellerin yarattığı kitsch ortam olsun, çiftleşen kobralar gibi birbirlerine dolanarak Meysun içen lateks çift olsun hep güzel ayrıntılar bunlar. Dikkatli izleyin, hayatın anlamı o kadar da uzakta olmayabilir.

Cuma

hayaller gerçek olsa..

Ben öyle hayal kuran insanlardan değilimdir. Genelde birşeyi isterim ve yaparım. Yapamayacak durumdaysam unuturum. Unutamıyorsam yaparım. Böyle lanet bir kısırdöngüden ibaretim işte. Şimdiye kadar başımı yastığa koyduğumda hayal ettiğim hiçbir eşya, hiçbir erkek, hiçbir gelecek planı olmadı. Düşünmem gerektiği kadarı yeter bana. Yarın sabah ne giysem, ilk nereye gitsem, anneme doğumgününde ne alsam? Ha çok götüm sıkışırsa kredi kartı borçlarımı nasıl ödeyeceğimi düşünürüm. Aha da bu. Ha bahçedeki ot, ha ben aq..
Da tabii sıkıcı bir durum bu. O yüzden hayal dünyasında yaşayan insanlara çok özeniyorum. Kadının hayatı bok gibi, yaklaşık 150 kilo, kocasından harçlık alıyor ama öyle bir dünya yaratmış ki kafasında, oo ondan güzeli yok, şişman değil iri kemikli, kocası ona aşık akşam eve güllerle geliyor filan. Sonra inanıyor da bu düşündüklerine, millete de öyle gösteriyor hayatını. Öyle olsun istiyor çünkü. Benim iki 70lik devirsem yapamayacağım kafalar bunlar.
Bırak onları, benim ortaokulda gelinliğinin modelini belirleyen arkadaşım vardı. Tek o zannederdim öyle manyak olan ama şimdi çevremdekiler bir bir evlenmeye başlayınca anladım ki hepsi aynı halt. Hani o düğünde masa arkası kurdeleleri, davetiye vs..için isyan çıkaran, 3 yaşında çocuk gibi mızıldanan hatunlar var ya eskiden boğmak istiyordum onları. Şimdi önce anlıyorum sonra boğmak istiyorum . Hatun sekiz yaşından beri onları planlıyor çünkü. İmge imge, kare kare hesaplamış taa ki damadın tipine kadar. Daha evlenmeden bebeği olduğunda adını ne koyacağı bile belli. Hani etrafta dolaşan erkek isimli kadınlar,kadın isimli erkekler var ya hep böyle takıntılı annelerin ürünleri işte. Planını bozmamak için ne gelirse gelsin eyvallah etmiyor yapıyor dediğini. Bundan sonra ismi Kamuran olan bir erkek gördüğünüzde alay etmeden önce bi düşünün bunu piliz..
Bense hep bok gibi kupkuru gerçekliğin içindeyim. Çocuğum olsa üç sene "şişt pişt" filan diye çağırılır heralde zavallı. Bir yandan iyi gerçi, ne olacağımı ne olamayacağımı biliyorum. Reklamların, filmlerin insana olamayacağı ama olmak isteyeceği dünyaları pompaladıklarının farkındayım. "Hayal et gerçek olsun"muş. Haha ne lan o öyle kuaför sloganı gibi. Tamam,peki hayal ettim Angelina Jolie'ymişim ben. Eee hani nerde Brad Pitt? Geçelim bunları annem ufaktan..

koala bence de çok sevimli bi hayvan

Demet Akalın'ı hem dinlerim hem de severim. Kadıncağızın müzik konusunda nasıl makus bir talihi varsa ülkenin %90'ı bütün şarkılarını biliyor ama bir allahın kulu (coolu) çıkıp da "evet lan dinliyorum ne var?" diyemiyor. Sen cd çıkart, bu piyasada gayet güzel satmayı başar ama adın gönüllerin top10 'ine yazılamasın. İlk buluşmada sevgili adayına fısıldanamasın "sen de sever misin?" diye (bu fısıldanmalarda istisnasız Fikret Kızılok ve Şebnem Ferah geçer o da başka). Hande Yener'in bile az buçuk ciddiye alındığı şu ortamda hem de. Oldu olacak kadının cdlerini siyah poşete sokun bari öyle satılsın.
Neyse işte ucuz görünür ama kendi çapında bir konkordatodur, bağımsızlık bildirisidir, "alayına isyan ölümüne mayami"dir benim gözümde. TekKaşımıKendimAldımgillerden gorilsoylu sevgilisini başından attıktan sonra Ajda Pekkan'ın upgrade edilmiş hali olarak girdiği sanat camia"aaa"sında kah beyaz gömlekli delikanlılarla yaşadığı aşklarla, kah peşinden yürüttüğü tüm özel üniversite kızlarıyla bir dünya kurmuş kadın, kendi çalıyor ön masa kızları oynuyor. Eyvallah saygı duymayayım da ne yapayım? Azıcık ortamların gazını almış, ömrü hayatında bir kez olsun kendi kusmuğunda boğulma tehlikesi geçirmişsen sen de saygı duyarsın. Senelerce basket maçlarında arka sırada telef oldu kadın, kalkıp buyur bacım buraya otur diye yerinizi mi verdiniz de şimdi makyaj çantasını toy-boylara taşıtmasına laf ediyorsunuz?

İbrahim Kutluay'ın hayatındaki "2.Demet Vakaası"ndan ise ölesiye nefret ediyorum. O her kamera gördüğünde kocasının koluna asılan koala ruhundan (buna halk arasında "adriana lima sendromu" diyorum ben, halk şaşırıyor tabii. Sonraki eserlerimizde bunu inceleyeceğiz efendim, bekleyiniz) "iki kez yavruladığım için artık kutsalım" düşüncesinden, evlendiğinin ertesi günü nufüs müdürlüğünün kapısında belirerek iki soyadlı olan kadınların ayaklı neferi olmasından, onun nezdinde onun temsil ettiği tüm asalak kadınlardan, evlilik çatısı altına sığınıp geçmişte yediği dolmaları temize çektiğini sanan dangalakların hepsinden nefret ediyorum. Midemi bulandırıyorlar. Sonra geçmiyor bu his. Hafızada yer etmiş "bana Porche alan adamla birlikte olurum" beyanatı pixel pixel üzerime dökülüyor o resimlerden.

Allah düşmanımın başına vermesin "en virgin Mary" Demet Şener omuriliğinde meydana gelen bir kaymadan dolayı "kocasına sarılmazsa ölecek" hastalığına yakalanmış. Sevenlerine(!) sabır diliyoruz.
- Aman iyi tut Demet abla, kaçar maçar...Daha da iki çocuk fırlatmışlığın folloşluğuyla bırak Porche'yi, Murat134 bile bulamazsın..
(ulan sizlere hizmet için yepisyeni blogumu bu kadının fotoğraflarıyla bezedim ya, nediyim..kıymetinizi bilin)

Ahaha anlatmazsam çatlarım bir de şey vardı, dikişlerimi patlattığım makus günlerden birinde mecburen evde televizyon seyrederken muhtemelen ismi "aramızda kalsın bak allama bi size söylüyorum" ya da "bizden kaçmaz kaçarsa da kalanını uydururuz" olan bir magazin programında bu basketçi karısı ve ilk yavrusunun röportajına rastlamıştım. Hani şu illa ki Boğaz'da konu mankeni yürütmeli, kıçtan üşütmeli açık hava röportajlarından.. Annesi minik yavrusuna soruyor,
- İremmm söle bakalım annecim, sen ne çocuğusun?
Küçük İrem belli ki evde talim terbiye edilmiş bu sorunun cevabına. Ancak henüz annesi kadar yırtılmamış olduğundan kameraya "vermek istiyorum ama veremiyorum" bakışları atıyor, utanıyor filan. Aferin, anasının kızı.. Neyse en sonunda zorlayarak cevabı aldılar;
- Aşk çocuğuyum..
Allah belanızı vermesin ne biçim bir çiftsiniz siz ya mr. and miss. Kutluay, evde bunları mı konuşuyorsunuz çocuklarınızla? Neymiş, aşk çocuğuymuş. Dua etsin onlar minik İrem'in yaşı henüz küçük. Yoksa çok daha sarsıcı cevaplar verebilirdi bu "ne çocuğusun?" sorusuna bence.

Çarşamba

bi fotoğraf çekilebilir miyiz?

Bugünkü web-sitelemece konumuz gerçekten harcadığım kelimelere değer nitelikte. "Family Photo Awards"
Taa fi tarihinde bir yerde görmüştüm de zamanım yoktu inceleyememiştim. Lanet olsun benim bu zamanımı okul,iş nebleyim arkadaşlık, sosyalleşme vb diye çalan dünya düzenine. Yani eğer dünyada böyle siteler varsa onlara destek vermeliyiz bence, neblem rankinglerini arttırmalı, gugıl denen akbaba tepesine çöküp satın almadan kurtarmalı, içindeki amatör ruhunu korumalıyız filan. Lan olum hiçbişey yapmayacaksanız bile sadece gezinin, böylesini hiçbir "iste gercek kolbastı" videosunda bulamazsınız bak söylüyorum.

Site cidden manyak, millet ailesiyle çektiği fotoları yollamış öyle Photoshop filan yok ha herşey harbici. Tabii terazisine tıklansın diye komşusunun resimlerini filan da gönderenler de var, onlar pis, iğrenç insanlar, onları kaale almıyoruz.
Site yorumlarına gelirsek öncelikle ahaha diyorum babacım siz naaptınız ya? Tamam bir gaflet anında böyle resimler çektirdiniz, oldu içinizdeki lateks dürtülere yenildiniz ama kırkbinbeşyüzkere dedim saklayın şu fotoğraflarınızı diye. Neden diyorum, hadi dünya yokoldu geriye bi sizin bu fotolar kaldı. Buyrun bakalım. Sizin yüzünüzden torunuma torbama rezil olucam aq. "Bizden önceki nesil tam bi freakmiş yea" diyecekler. Boş yere gelecek çağları da dehşete düşüreceksiniz sonra evrim mevrim bi ton dalga.
Eyvallah benim de korkunç resimlerim var. Hele ilkokul yıllarımda kanarya sarısı üniformanın içinde tam da abeciler gibiydim görseniz "lanet gelsin sinsiti" dersiniz. Öyle iğrencim ki geçen çekmecede buldum birkaç tane, kendim olduğunu anlamadan sekiz dakika  dalga geçtim. Sonraki idrak halimi tahayyül edersiniz.

İşte neo-grotekst bir çalışma. Sandalyede oturanların alttaki hatunun abileri olduğu sanılıyor. Ya da ben öyle olmasını temenni ediyorum. Düşünsenize bunun bir grup seks öncesi hatırası olduğunu. Aman allah korusun. Bunu çeken fotoğrafçı da ne içtiyse aynısından istiyorum. Nasıl bir kafa bu kompozisyonu yarabilir abim ya, ortamınız ne, nasıl insanlarsınız siz ?
ps: En sağdaki abiyi Türkiye'den ithal etmiş olabilirler. Aynısından geçende telefon şarjı aldım çünkü.

Bak bunda kendimden bir şeyler buldum işte. Fotoğraf çektirmekten bu kadar nefret etmek ve bu derece bir anti-poker-face. Şimdi bu amca kırk kişiyi poşetleyip rosto yapsa, dilimleyip köpeklere atsa filan arkadaşları "salih abi çok iyi biriydi, arada kahveye gelirdi nasıl böle bişey yaptı anlamadık" derler kesin. Mert özü-sözü bir bi abimiz çünkü o belli. Bi anda geliyorlar demek.
ps: Küçük kıza da yukardan bir şeyler mi gösteriyor üçler-yediler acaba, tövbe estafurullah..

Yukarıdaki adamın sendromunun aynısından bu ablada da var. Bu fotoğraf çekildikten az sonra babaannesini kesip makarnasına katmış ve mirasa konarak süper-lüks teknesinde mohitosunu yudumlamış olabilir. Hiçbirşey olmasa bile o başıboş kahküller zor geçen ergenliğe vurgu yapıyor. Ben ergenin böylesinden korkarım, malımı mülkümü istese veririm arkadaş. Senden isterse sen de ver..

İşte evlilik vaadiyle telef edilen bir genç kızın dramı.. Hatun ne kadar süredir gelinlikle orda oturuyorsa artık kafasına kumrular yuva yapmış, üstü başı ota bağlamış. Adamın da tipinden ne goygoycu, ne dünya sikime minare götümeci olduğu belli..Ne lan o bu yaşta richie-rich saçı yapılır mı,allah cezanı vermesin..

Şok,Şok,Şok ..İşte "Sinsi Yayın Group"un büyük başarısı... Sizler için deminki çiftin balayı fotoğraflarını da ele geçirdik. Ancak çocuk ve ergenlerin ruhsal gelişimi açısından fotoğrafın alt bölümünü keserek yayınlıyoruz. Valla teşekkür borçlusunuz bize. Olum bir tek yukarı taraflar saça sakala kesmemiş o kadar dedim. "Lost" diyorum, "Robinson Cruise" diyorum, kime diyorum..
ps: Şu fotodaki fantezi dünyasını yakalayamayacaksam benzin döküp yakarım ulan bu cinsel hayatı.

İşte "Serpil Çakmaklı Amerika'da doğsa nasıl olurdu" sorusunun cevabı. Yeniden doğuma inanmıyor musun? O halde bir daha düşün şu fotoya bakarak. Benzemiyorsa benzemiyor de delikanlı gibi.
Yalnız ablanın vücudu Cameron Diaz, suratı Ayşen Gruda. Lanet olsun böyle adaletsizliğe.
ps: O kenarı görünen Orkid kanadı olamaz di mi? Yok artık, ben de diyorum niye öyle kasılmış kalmış hatun, meğersem karnı ağrıyormuş. overthefreak.

İdeal evlilik dediğin böyle olur arkadaşım. "iki çocukluyuz- amerikalıyız-orta sınıfız-mutluyuz". Kadın da kendini heder etmiş şu güzel ortam için. Negzel. Gerçi babada bi "lan şu fotoğraf siki bitse de iki duble rakımı içsem ağız tadıyla" bakışı var ama olsun. Tadı tuzu o.
İki çocuk nerde demeyin yau, azıcık dikkatli bakın ikisinin arasında var bir tane. Gördün dimi o sırf saç olan? İkincisini ise amcanın bütün bütün yuttuğundan şüpheleniyorum. O da göbek dekoltesinin içinden el sallıyor bu mutlu tabloda.
ps: Yanlız o çamur gibi şeyi yemeyin. yediniz mi, taze inek bokuydu olum o. piiii..

Hepimiz zorluklar karşısında şu damadın gülümsediği gibi gülümseyebilsek keşke. Bizimkiler de dert mi aq, ya şu çocuk naapsın? Zaten ağır makineliyle evlenmiş (gömücü usulü) sırf gelinliğe iki evin perdeliğini diktirmiş yetmemiş kırmızı koltuk takımının kenarından şerit olayına girmişler, bir de o arkadaki gudubet kaynana mıdır, gollum müdür, deccal midir neyse artık o nur yüzlü var. Teyze sinirden kendini yemiş küçücük kalmış elbisesinin içinde. Adamcağız hala HacıBekirLokumu gibi gülümsüyor. Hüsnü Şenlendirici Style. Evet.
ps: Gerdek esprisi yapmadım dikkat edersen. Bi kalitem var benim, teessüf ederim..

-Senin için saçımı süpürge ettim namık,ühühüh
-Saçın da batsın sen de bat aq. Zamanla dökülür dedim çoğaldıkça çoğaldı. Amip gibi eşeysiz mi ürüyonuz napıyonuz..?
-Ühühühü

İşte evrimin kayıp halkaları, ara geçiş formları..
Rahat uyu sen Darwin abi, ben o konuştuğumuz işi şeyettim...
ps: Hadi o adamdan çocuk yaptın oda karanlıktı belki de sarhoştun suçlayamam ama bari fön olayının suyunu çıkarma be kadın. Üvey misin nesin? O çocuk büyüyen de sormaz mı bunun hesabını?
    ...............................

Ahah yeter kendimi durdurmam gerek. Daha ne kostüm manyakları, fantezi dünyasının esiri olmuş kovboylar, seyirlik pozlar filan vardı ama tuttum kendimi düşene bir tekme de ben vurmadım. Yarın bir gün o ilkokul resimlerimi filan yollarlar buraya neme lazım düşman mı ararsın, anama bile güvenmiyorum.
Neyse işte benden bu kadar valla ama "yetmez ben acıya alışığım daha hızlı vur kırbacı sinsi" dersen, buyrun daha fazlası..

Pazar

eni vici vokke

Michael Jackson'ı çok severim. Onda bi anlaşalım sonradan sorun çıkmasın. Sevilmeyecek adam değil bi kere nur inmişti son dönemlerde de iyice yüzüne, akmaz kokmaz bi abimizdi.
Müziği dansı çok kıyaktı rahmetlinin. Bakarsan görürsün şimdinin Burlington çoraplarını gözümüze sokan ergen kızlarının ya da Fatih Ürek'in yanar-döner ceketinin ilhamını nerden aldığını. Az ekmek yemedi 3.sınıf yazlık diskolar michael taklidi yapan uzun saçlı apaçilerden. Hiç bişeyin hakkı yoksa düşürdüğünüz peynir tenli isveç güllerinin hakkı var, akıllı olun.

Thriller'ı ilk izlediğimde "oha" demiştim. Bu tepki kaba bi çocuk olarak yetişmemin yanısıra hayvan gibi etkilenmemdendi. Dönemin vcr kasetlerine klibi çektirmiş okuldan dönüşte yaşıtım kızlar Yoncimik taklidi yaparken ben annemin kırmızı ceketiyle zombi dansı yapıyordum (anneannemin "bu kız okumaz" hükmü de aynı döneme denk gelir) ondan sonrası herkesin bildiği hikaye Billie Jean,Black or White vs vs.. Cuba gecelerinde bozuk sinevizyondan sekizyüzellibinkere KualaLumpur konserine dayan olmuştum da o bile bozamadı sevgimi, ordan hesap et..

Selim'in malikanesine konuşlandığım salkımsaçak sıcak Antalya gecelerinden birinde adamceğizi sekiz yerinden dürtmek suretiyle kaldırdımdı. Zaten bünyesi dört doz "Kill Bill" izlemekten yamulmuş bir de ben dikildim hortbek gibi tepesine;
- "Selim ya Maykıl Ceksın'ın Amerıkan gecekondularının önünde çektiği bi klip vardı, hani gaz bi şarkıydı, hani dünya kupasında mı ne şeeytiler, hani uzundu ismi, hani hafiften siyahtı o zaman.."
falan filan.
Başına geleceği bildiğinden üşenmedi kalktı bilgisayarında 20gb müzik dosyasından (layn huylandım baktım hepsi de mp3 bir tane vivid yok nebçim adamsın Selim) dediğim şarkıyı buldu. "They Dont Really Care About Us" bizim için yazmış sanki rahmetli (sorma kesin öyledir), sabaha kadar loopta döndüydü de sabah yan evden şikayet almıştık. Hey gidinin Maykılı be..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...